
Saat sabahın 09:00’u. Ankara, Kızılay’dan OSTİM’e kadar iş başı yapmış, ofislerde çaylar demlenmiş. Bilgisayarınızı açıyorsunuz ve sektörünüzle ilgili o kritik kelimeyi Google’a yazıyorsunuz. Beklentiniz, gururla tasarlattığınız web sitenizi en tepede görmek.
Ama o da ne? Sizin yerinizde, geçen ay kurulan o rakip firma var. Sizin hizmetiniz daha iyi, ürünleriniz daha kaliteli ama dijital vitrinde onlar parlıyor, siz ise arka sokaklarda kalmış gibisiniz. Sinir bozucu, değil mi?
Peki, Google’ın o “karanlık odasında” aslında neler dönüyor? Neden bazı siteler roket gibi fırlarken, bazıları olduğu yerde sayıyor? Gelin, bu işin sadece “anahtar kelime serpiştirmekten” ibaret olmadığını, işin mutfağındaki teknik mimariyi masaya yatıralım.
Örümceklerin Labirenti: Tarama Bütçesi (Crawl Budget)
Bir web sitesini Google’ın gözüyle görmek, bir mimarın binaya bakması gibidir. Biz renkleri, görselleri görürüz; Google ise kodları, yani iskeleti görür.
Google’ın “Googlebot” dediğimiz örümcekleri sitenize geldiğinde, elinde bir kronometre vardır. Biz buna SEO dilinde Crawl Budget (Tarama Bütçesi) diyoruz. Eğer sitenizin kod yapısı hantal, gereksiz JavaScript dosyalarıyla şişirilmiş ve sunucu yanıt süresi (TTFB) yavaşsa, örümcek sıkılır. “Burada işler çok yavaş yürüyor” der ve sitenizin derinliklerindeki o harika blog yazılarını veya ürün sayfalarını taramadan çıkıp gider.
Sonuç: Dizine eklenmemiş sayfalar, görünmeyen içerikler. Nokta Art olarak bizim ilk işimiz, sitenizin bu bütçeyi “hovardaca” harcamasını engellemektir. Robots.txt dosyanızın kapıdaki güvenlik görevlisi gibi doğru çalışmasını sağlar, sitemap.xml haritanızla örümceklere en kestirme yolu gösteririz.





